CÜMLE ANLAMI

Cümle: Sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak anlatabilir duruma gelmiş biçimine cümle denir.

Burada,  cümlenin anlam yönü ele alınıp öznellik, nesnellik, karşılaştırma… gibi anlamlar ifade eden cümleler üzerinde durulacaktır

ÖZNEL VE NESNEL ANLATıM

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişen, doğruluğu tartışılan düşüncelerin anlatıldığı yargılara öznel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da öznel  anlatım denir. Bu cümlelerde (yargılarda) bence ifadesi vardır.

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara nesnel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da nesnel anlatım denir. Nesnel yargılarda duygu ve izlenimlere yer verilmez.

KOŞULA (ŞARTA) BAĞLILIK

Bir olayın, durumun gerçekleşmesi için daha önceden olması gereken başka bir durumun varlığına “koşulluk” denir. Bu tip cümle anlamlarında “hangi şartla?” sorusunu temel cümleye sorduğumuzda gerçekleşmesi gereken koşulu bulabiliriz.

NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİ

Bu tür cümlelerde, yargılardan biri, diğerinin gerçekleşmesine neden olmaktadır. Bir de eylemin hangi gerekçeyle yapıldığını bildiren cümleler de neden sonuç ilişkisi vardır. Bu tip yargıları bulmak için yükleme “niçin” sorusu sorulabilir.

“Salıncağın ipi kopunca çocuk yere düştü.” Cümlesinde “Çocuğun yere düşmesini”nin nedeni “Salıncağın ipinin kopması”na bağlanmıştır.

ATASÖZÜ

Çok önceleri söylenmiş olup dilden dile, nesilden nesile geçerek günümüze kadar gelmiş, öğüt bildiren, atalarımızın hayat tecrübelerini yansıtan ve milletin ortak malı haline gelmiş olan sözlerdir.

Atasözlerin Özelliklerini Şöylece Özetleyebiliriz:

  1. Atasözleri halkın ortak malıdır. Söyleyeni belli değildir.
  2. Kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin sırası değiştirilemez. Bir sözcüğün yerine başka bir sözcük konulamaz.
  3. Kısa ve özlü sözlerdir. Hep insanları ilgilendiren sözlerdir.
  4. Atasözlerinde geçen sözcükler genellikle gerçek anlamları dışında kullanılmıştır. (Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.)  Kimi atasözlerinde geçen sözcükler ise gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır. (Son pişmanlık fayda vermez)

Sorularda çoğunlukla atasözlerinin anlamları üzerinde durulur.

ÖZDEYİŞ (VECİZE)

Özdeyişler, ünlü kişilerin , devlet adamlarının, sanatçıların söylemiş oldukları kısa fakat anlamca  zengin olan sözlerdir.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” (Atatürk)

“Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.” (Hz.Mevlana)

DEYİM

Bazen bir olay veya durumu ifade etmek için, o olay veya durumu birebir karşılayacak kelimeler kullanmayız da; çağrışım yaptıracak söz grupları kullanırız. Bunu da ifademize sanat ve akıcılık kazandırmak için yaparız.  Örneğin: Bir insanın telaşlı olduğunu anlatmak için “telaşlıdır” demeyiz de “Etekleri tutuşmuş” ifadesini kullanırız , ama herkes bu kişinin telaşlı olduğunu anlar.

Deyimlerin Özellikleri:

  1. Deyimler en az iki kelimeden oluşur. (Kalp kırmak)
  2. Birden fazla kelimeden oluşan, hatta cümle halinde olan deyimler de vardır. (Taşı gediğine koymak) (Atı alan Üsküdar’ı geçti.)
  3. Deyimleri oluşturan sözcükleri çoğu zaman gerçek (sözlük) anlamlarından uzaklaşarak mecazlı bir anlatım kazanırlar.  (İşler böyle giderse hapı yutarız.) Ama şunu da unutmamalıyız; bazı deyimler sözlük anlamlarıyla da uzak yakın bir ilişki taşırlar. (Etekleri zil çalmak.) Etekleri tutuşmuş birinin halini göz önünde canlandıralım. Telaş içindedir değil mi?
  4. Deyimler genellikle iş, oluş, hareket yani bir fiili bildirirler ve fiil gibi çekimlenebilirler. (Kalbimi kırıyorsun ama) (Çocuğun kalbini kırdık anlaşılan) (Kimsenin kalbini kırmamalısın oğul.)

DİKKAT: Deyimlerle ilgili soruları çözebilmek için deyimlerin ifade ettikleri anlamları bilmemiz gerekir. Bu nedenle bazı atasözü ve deyimleri gözden geçirmek gerekir.

TANIMLAMA

Herhangi bir şeyin ne olduğunu anlatan “Bu nedir?” sorusuna cevap verebilen cümlelere “tanım cümlesi” diyoruz. “Kitap, size istediğiniz zaman ders vermeye hazır bir öğretmendir.” Cümlesinde “kitap nedir?”  dediğimizde “İstediğiniz zaman ders vermeye hazır bir öğretmendir.” cevabını alabiliriz.

ÖN YARGI (Peşin Hüküm)

Bir olay veya kişiyle ilgili değişik sebeplerden dolayı önceden edindiğimiz olumlu veya olumsuz yargılardır. Kısaca özetlersek ön yargı, sonuçla ilgili önceden karar vermektir. (Bu takım bu sene kesin şampiyon olacak)

ÖNERİ (Tavsiye)

Bir konudaki eksikliğin giderilmesi için teklif getirmeye “öneri” adı veriyoruz.  “Hikayede olayların yeri ve zamanı iyi tahlil edilip, yazıya aktarılmalıdır. “ cümlesi bir öneri cümlesidir.

VARSAYIM

Bir durumun sonucunun ne olduğunu bilmeden onu kendimize göre bir sonuca bağlamaya “varsayım” diyoruz. “Diyelim ki bu yıl sınavı kazandın.”, “Varsayalım ki aniden çıkageldi.” Cümleleri varsayım cümleleridir.

KARŞILAŞTIRMA

Aralarında anlamca ilgi (ilişki) olan iki kavramı benzerlik ya da zıtlık yönünden kıyaslamadır. “Sütten beyaz dişleri var.” Cümledeki dişlerin beyazlığı, sütün beyazlığıyla karşılaştırılmıştır.

BİRLİKTELİK (Beraberlik) İLGİSİ İÇEREN YARGILAR

Bu ilgi, çeşitli edat ve bağlaçlarla  (ile, ve…) sağlanır. “Tatile ailemle gittik.”

DİĞER ANLAM İLGİLERİ İÇERİN YARGILAR (İstek, karşılıklı Yapma, Beğenme vb.)

*Onunla iki yıldır haberleşemiyorum. (Karşılıklı yapma)

*Akşam gelin de çay içelim. (İstek)

*Elmaları kardeş payı yaptık. (Eşitlik)

*Bak şimdi resimlerin daha güzel olmuş. (Beğenme)

*Düğün yapmışsın da bana haber vermemişsin. (Sitem)

*Hava bulutlu yağmur yağabilir. (İhtimal)

*Biz öylelerini çok gördük. (Küçümseme)

*Dünyalar kadar işim var. (Abartma)

*Tam içeri girerken güleceği tuttu. (Beklenmezlik)

YORUM

Özneldir. Olay veya durumu bir görüşe göre değerlendirmedir. “Şairin çok severek okunulan kitap türü hikayedir” cümlesinde “bence” ifadesi vardır. Bun için öznel bir yargı yapılmıştır. Kısaca olay veya durum kişiye göre değerlendirilmiştir.

ÜSLÛP

Sanatçının dili kullanma biçimi, anlatım şeklidir. Her sanatçının kendine göre bir üslûbu vardır. “Sanatçı, eserinde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiştir.” Cümlesinde “dili kullanma biçimine” değinilmiştir.

DEĞERLENDİRME

Herhangi bir durumun iyi ya da kötü yönlerini ortaya koymadır. Nesnel bir yargı söz konusudur. “Sanatçı, şiirlerinde yabancı sözcüklere bolca yer vermiştir.” Cümlesinde nesnel bir yargı söz konusudur.

AYNI YA DA YAKIN ANLAMLI CÜMLELER

Bu konu başlığımızla ilgili olarak, bize sorulan sorularda farklı sayıdaki cümlelerin ifade ettiği, içerdiği anlamın benzeri veya hemen hemen aynısı istenir. “Yüreğim ağzıma geldi.” Cümlesiyle “Çok korktum” cümlesi aynı anlama gelir.

CÜMLE OLUŞTURMA

A)Karışık Olarak Verilen Sözcüklerle Cümle Kurma

Bu tür sorularda bir cümleyi oluşturan sözcükler karışık olarak verilir. Daha sonra bu sözcüklerle anlamlı veya kurallı bir cümle oluşturulması istenir, veya sözcüğün sırası sorulur.

DİKKAT: Bu tip sorularda ilk işimiz; önce yüklemi bularak cümlenin sonuna getirmek sonra da sırasıyla öznenin bulunması ve tümleçlerin önem ve görevlerine göre cümlede uygun yerlere konmasıdır.

B) Karışık Olarak Verilen Cümle Parçacıklarının Sıraya Konması

Bu tür sorularda cümleyi oluşturan tamlamalar ya da cümlecikler karışık halde verilir. Bizden istenen bu parçacıkları anlamlı ve kurallı bir cümle durumuna getirmektir. Şıklardan hareket ederek, yargı bildiren kelime grubunu sona yerleştirip sıralama yapabiliriz.

C) Eksik Cümlenin Tamamlanması

Bu konuyla ilgili sorularda, boş bırakılan yerlerin cümlenin anlamı ve yapısına göre uygun kelimelerle tamamlanması istenmektedir. Böyle sorularda yapacağımız ilk iş, seçeneklerdeki sözcüklerin, cümledeki boşlukları en anlamlı ve kurallı şekilde tamamlanmasına dikkat etmektir. Bunun için de cümlede boş bırakılan yerlere söz dizimi kuralına uygunluk gösteren sözcükler konulmalıdır. Kelimelerin çekim durumlarına, tamlamaları parçalamamaya, kelimenin anlam özelliğine dikkat edilmelidir ki cümle en anlamlı ve kurallı bir yapı kazansın

CÜMLE ANLAMI

Cümle: Sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak anlatabilir duruma gelmiş biçimine cümle denir.

Burada, cümlenin anlam yönü ele alınıp öznellik, nesnellik, karşılaştırma… gibi anlamlar ifade eden cümleler üzerinde durulacaktır.

ÖZNEL VE NESNEL ANLATIM

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişen, doğruluğu tartışılan düşüncelerin anlatıldığı yargılara öznel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da öznel anlatım denir. Bu cümlelerde (yargılarda) bence ifadesi vardır.

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara nesnel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da nesnel anlatım denir. Nesnel yargılarda duygu ve izlenimlere yer verilmez.

KOŞULA (ŞARTA) BAĞLILIK

Bir olayın, durumun gerçekleşmesi için daha önceden olması gereken başka bir durumun varlığına “koşulluk” denir. Bu tip cümle anlamlarında “hangi şartla?” sorusunu temel cümleye sorduğumuzda gerçekleşmesi gereken koşulu bulabiliriz.

NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİ

Bu tür cümlelerde, yargılardan biri, diğerinin gerçekleşmesine neden olmaktadır. Bir de eylemin hangi gerekçeyle yapıldığını bildiren cümleler de neden sonuç ilişkisi vardır. Bu tip yargıları bulmak için yükleme “niçin” sorusu sorulabilir.

“Salıncağın ipi kopunca çocuk yere düştü.” Cümlesinde “Çocuğun yere düşmesini”nin nedeni “Salıncağın ipinin kopması”na bağlanmıştır.

ATASÖZÜ

Çok önceleri söylenmiş olup dilden dile, nesilden nesile geçerek günümüze kadar gelmiş, öğüt bildiren, atalarımızın hayat tecrübelerini yansıtan ve milletin ortak malı haline gelmiş olan sözlerdir.

Atasözlerin Özelliklerini Şöylece Özetleyebiliriz:

  1. Atasözleri halkın ortak malıdır. Söyleyeni belli değildir.
  2. Kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin sırası değiştirilemez. Bir sözcüğün yerine başka bir sözcük konulamaz.
  3. Kısa ve özlü sözlerdir. Hep insanları ilgilendiren sözlerdir.
  4. Atasözlerinde geçen sözcükler genellikle gerçek anlamları dışında kullanılmıştır. (Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.) Kimi atasözlerinde geçen sözcükler ise gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır. (Son pişmanlık fayda vermez)

Sorularda çoğunlukla atasözlerinin anlamları üzerinde durulur.

ÖZDEYİŞ (VECİZE)

Özdeyişler, ünlü kişilerin , devlet adamlarının, sanatçıların söylemiş oldukları kısa fakat anlamca zengin olan sözlerdir.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” (Atatürk)

“Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.” (Hz.Mevlana)

DEYİM

Bazen bir olay veya durumu ifade etmek için, o olay veya durumu birebir karşılayacak kelimeler kullanmayız da; çağrışım yaptıracak söz grupları kullanırız. Bunu da ifademize sanat ve akıcılık kazandırmak için yaparız. Örneğin: Bir insanın telaşlı olduğunu anlatmak için “telaşlıdır” demeyiz de “Etekleri tutuşmuş” ifadesini kullanırız , ama herkes bu kişinin telaşlı olduğunu anlar.

Deyimlerin Özellikleri:

  1. Deyimler en az iki kelimeden oluşur. (Kalp kırmak)
  2. Birden fazla kelimeden oluşan, hatta cümle halinde olan deyimler de vardır. (Taşı gediğine koymak) (Atı alan Üsküdar’ı geçti.)
  3. Deyimleri oluşturan sözcükleri çoğu zaman gerçek (sözlük) anlamlarından uzaklaşarak mecazlı bir anlatım kazanırlar. (İşler böyle giderse hapı yutarız.) Ama şunu da unutmamalıyız; bazı deyimler sözlük anlamlarıyla da uzak yakın bir ilişki taşırlar. (Etekleri zil çalmak.) Etekleri tutuşmuş birinin halini göz önünde canlandıralım. Telaş içindedir değil mi?
  4. Deyimler genellikle iş, oluş, hareket yani bir fiili bildirirler ve fiil gibi çekimlenebilirler. (Kalbimi kırıyorsun ama) (Çocuğun kalbini kırdık anlaşılan) (Kimsenin kalbini kırmamalısın oğul.)

DİKKAT: Deyimlerle ilgili soruları çözebilmek için deyimlerin ifade ettikleri anlamları bilmemiz gerekir. Bu nedenle bazı atasözü ve deyimleri gözden geçirmek gerekir.

TANIMLAMA

Herhangi bir şeyin ne olduğunu anlatan “Bu nedir?” sorusuna cevap verebilen cümlelere “tanım cümlesi” diyoruz. “Kitap, size istediğiniz zaman ders vermeye hazır bir öğretmendir.” Cümlesinde “kitap nedir?” dediğimizde “İstediğiniz zaman ders vermeye hazır bir öğretmendir.” cevabını alabiliriz.

ÖN YARGI (Peşin Hüküm)

Bir olay veya kişiyle ilgili değişik sebeplerden dolayı önceden edindiğimiz olumlu veya olumsuz yargılardır. Kısaca özetlersek ön yargı, sonuçla ilgili önceden karar vermektir. (Bu takım bu sene kesin şampiyon olacak)

ÖNERİ (Tavsiye)

Bir konudaki eksikliğin giderilmesi için teklif getirmeye “öneri” adı veriyoruz. “Hikayede olayların yeri ve zamanı iyi tahlil edilip, yazıya aktarılmalıdır. “ cümlesi bir öneri cümlesidir.

VARSAYIM

Bir durumun sonucunun ne olduğunu bilmeden onu kendimize göre bir sonuca bağlamaya “varsayım” diyoruz. “Diyelim ki bu yıl sınavı kazandın.”, “Varsayalım ki aniden çıkageldi.” Cümleleri varsayım cümleleridir.

KARŞILAŞTIRMA

Aralarında anlamca ilgi (ilişki) olan iki kavramı benzerlik ya da zıtlık yönünden kıyaslamadır. “Sütten beyaz dişleri var.” Cümledeki dişlerin beyazlığı, sütün beyazlığıyla karşılaştırılmıştır.

BİRLİKTELİK (Beraberlik) İLGİSİ İÇEREN YARGILAR

Bu ilgi, çeşitli edat ve bağlaçlarla (ile, ve…) sağlanır. “Tatile ailemle gittik.”

DİĞER ANLAM İLGİLERİ İÇERİN YARGILAR (İstek, karşılıklı Yapma, Beğenme vb.)

*Onunla iki yıldır haberleşemiyorum. (Karşılıklı yapma)

*Akşam gelin de çay içelim. (İstek)

*Elmaları kardeş payı yaptık. (Eşitlik)

*Bak şimdi resimlerin daha güzel olmuş. (Beğenme)

*Düğün yapmışsın da bana haber vermemişsin. (Sitem)

*Hava bulutlu yağmur yağabilir. (İhtimal)

*Biz öylelerini çok gördük. (Küçümseme)

*Dünyalar kadar işim var. (Abartma)

*Tam içeri girerken güleceği tuttu. (Beklenmezlik)

YORUM

Özneldir. Olay veya durumu bir görüşe göre değerlendirmedir. “Şairin çok severek okunulan kitap türü hikayedir” cümlesinde “bence” ifadesi vardır. Bun için öznel bir yargı yapılmıştır. Kısaca olay veya durum kişiye göre değerlendirilmiştir.

ÜSLÛP

Sanatçının dili kullanma biçimi, anlatım şeklidir. Her sanatçının kendine göre bir üslûbu vardır. “Sanatçı, eserinde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiştir.” Cümlesinde “dili kullanma biçimine” değinilmiştir.

DEĞERLENDİRME

Herhangi bir durumun iyi ya da kötü yönlerini ortaya koymadır. Nesnel bir yargı söz konusudur. “Sanatçı, şiirlerinde yabancı sözcüklere bolca yer vermiştir.” Cümlesinde nesnel bir yargı söz konusudur.

AYNI YA DA YAKIN ANLAMLI CÜMLELER

Bu konu başlığımızla ilgili olarak, bize sorulan sorularda farklı sayıdaki cümlelerin ifade ettiği, içerdiği anlamın benzeri veya hemen hemen aynısı istenir. “Yüreğim ağzıma geldi.” Cümlesiyle “Çok korktum” cümlesi aynı anlama gelir.

CÜMLE OLUŞTURMA

A)Karışık Olarak Verilen Sözcüklerle Cümle Kurma

Bu tür sorularda bir cümleyi oluşturan sözcükler karışık olarak verilir. Daha sonra bu sözcüklerle anlamlı veya kurallı bir cümle oluşturulması istenir, veya sözcüğün sırası sorulur.

DİKKAT: Bu tip sorularda ilk işimiz; önce yüklemi bularak cümlenin sonuna getirmek sonra da sırasıyla öznenin bulunması ve tümleçlerin önem ve görevlerine göre cümlede uygun yerlere konmasıdır.

B) Karışık Olarak Verilen Cümle Parçacıklarının Sıraya Konması

Bu tür sorularda cümleyi oluşturan tamlamalar ya da cümlecikler karışık halde verilir. Bizden istenen bu parçacıkları anlamlı ve kurallı bir cümle durumuna getirmektir. Şıklardan hareket ederek, yargı bildiren kelime grubunu sona yerleştirip sıralama yapabiliriz.

C) Eksik Cümlenin Tamamlanması

Bu konuyla ilgili sorularda, boş bırakılan yerlerin cümlenin anlamı ve yapısına göre uygun kelimelerle tamamlanması istenmektedir. Böyle sorularda yapacağımız ilk iş, seçeneklerdeki sözcüklerin, cümledeki boşlukları en anlamlı ve kurallı şekilde tamamlanmasına dikkat etmektir. Bunun için de cümlede boş bırakılan yerlere söz dizimi kuralına uygunluk gösteren sözcükler konulmalıdır. Kelimelerin çekim durumlarına, tamlamaları parçalamamaya, kelimenin anlam özelliğine dikkat edilmelidir ki cümle en anlamlı ve kurallı bir yapı kazansın.